1973 yılında Michael Crichton’ın yazıp yönettiği filmin aynı adlı TV uyarlaması West World, 22 Emmy adaylığı ile 2017’de, en çok konuşulan yapımlarından biri olmuştu. İki sezondur devam eden, üçüncü sezon onayını ise çoktan alan dizi, şimdiye dek hem hikayesi hem de bilim kurgunun hakkını veren sinematik evreniyle, izleyenleri sürükleyici bir yolculuğa çıkarmaya devam ediyor.

West World, Ne Kadar Bilim, Ne Kadar Kurgu?

- 24.06.2019
West World, Ne Kadar Bilim, Ne Kadar Kurgu?

1973 yılında Michael Crichton’ın yazıp yönettiği filmin aynı adlı TV uyarlaması West World, 22 Emmy adaylığı ile 2017’de, en çok konuşulan yapımlarından biri olmuştu. İki sezondur devam eden, üçüncü sezon onayını ise çoktan alan dizi, şimdiye dek hem hikayesi hem de bilim kurgunun hakkını veren sinematik evreniyle, izleyenleri sürükleyici bir yolculuğa çıkarmaya devam ediyor.

Öyle ki yapım, merkezinde 3D baskı teknolojilerinin yer aldığı, oldukça güçlü teknolojik betimlemelere sahip. Dizide gördüğümüz teknolojilerin belli bir gerçeklik dayanağının olması ve 3D baskı teknolojilerinin ulaşabileceği noktalar için hayal gücümüzü zorlaması, bizi de oldukça heyecanlandırıyor.

Bu yazıda, West World’de gördüğümüz 3D baskı teknolojilerini, hala izlememiş olanlar için spoiler vermeden inceleyeceğiz ve günümüz 3D baskı teknolojilerinin dizide gösterilenlere kıyasla ne durumda olduğuna göz atacağız.

Spoiler konusundaki sözümüzü tutmak içinse açılış videosundan öteye geçmiyoruz. Başlamadan hızlı bir şekilde açılış videosunu izleyelim:

FDM ve SLA

Videonun açılışındaki teknolojiye benzer, ekstrüzyon (sıkma, örneğin diş macununu sıktığımızda macunun kalıp şeklinde çıkması en basit ekstrüzyon işlemidir) işlemi yapabilen ve akışkan haldeki termoplastik malzemelerden katı modeller üretebilen FDM 3D yazıcıları, halihazırda, yaygın bir biçimde kullanıyoruz. Stratasys’ın 1992 yılında patentini aldığı FDM teknolojisi, eritilen termoplastik malzemenin baskı tablası üzerine katman katman akıtılıp, eklenmesi prensibiyle çalışır.

Termoplastik malzemenin FDM teknolojisi ile eritilip katmanlar halinde bırakılması.

Günümüzde, reçine banyosundan pürüzsüz katı modeller üretebilmek içinse, SLA teknolojisini kullanan 3D yazıcılara sahibiz. SLA ile çalışan yazıcıların, özellikle endüstriyel anlamda yaygın olduğunu söyleyebiliriz. Bu teknolojinin çalışma prensibi ise, SLA, sıvı formdaki termoset plastiklerin, ışık enerjisiyle katılaştırılarak fiziksel objelere dönüştürülmesi tekniğine dayanıyor.

 

SLA teknolojisi, West World’ün girişinde gördüğümüz teknolojiyi oldukça anımsatıyor.

Evet, o robot kollardan yapıldı ama…

Yapımın açılış klibinde gördüğümüz, en havalı teknolojilerden biri de farklı eksenlerden baskı yapabilen robot kollardı. Daha havalı olansa, bu kollarla benzer prensipte çalışan prototiplerin birkaç firma tarafından geliştirilmiş olması. Ancak henüz efektif ve düşük maliyetli oldukları söylenemez. Yine de Hollandalı bir ekibin geliştirdiği ekstrüzyon yöntemiyle, bu kolları yer çekimine karşı çalışırken görmek bu teknolojinin geleceği adına ümit vadediyor:

“Anti Gravity Show” adlı sergideki proje.

Peki, 3D biyo yazıcılar ne durumda?

West World’deki robot ev sahiplerini, mesela Dolores’i, gerçeğin mükemmel bir taklidi haline getiren ise aslında 3D biyo baskı. Bu alandaki akademik araştırmalar tüm hızıyla sürse de, diziyle kıyaslayınca tabi ki gidilecek daha çok yol var. Örneğin, canlı hücreleri taşıyan su bazlı, biyo mürekkep adı verilen çözümleri kullanan 3D biyo yazıcılar, sadece yeni ilaçların test edilme sürecini hızlandırmak ya da ileri derecede yanıkları olanlar için kullanılıyor. West World’de olduğu gibi, robot ev sahiplerinin ciltlerine renk veren bir dolaşım sistemi yapmaktansa hala uzağız.

 

Çok yönlü fonksiyonel 3D Baskı

Westworld’de yer alan 3D yazıcılar hakkında belki de en etkileyici şey, tek bir yazıcının farklı baskı malzemelerini ya da yöntemlerini kullanabiliyor olması. Mesela açılış videosunda, aynı yazıcı piyano telleri, bağlar, kemikler oluşturmak için farklı malzemeler ekleyerek baskı yapabiliyor.

Şu anda, birden fazla malzeme ile baskı yapabilen fonksiyonel yazıcılara en yakın olanlar sadece reçine veya metal malzemelerle çalışabiliyor. Bu alandaki en önde gelen yazıcı ise Stratasys’ın J750 adlı çok materyalli bir yazıcısı. Metal ya da ligament içermeyen reçine malzemelerle çalışan yazıcı, baskı sürecinde çeşitli zamanlarda farklı malzemelerde eleme işlevini büyük ölçüde yerine getirebiliyor. Buna ek olarak, farklı çevresel koşullara göre şekil değiştiren ve farklı malzemeler içeren 4D baskı ile ilgili bazı heyecan verici gelişmeler var.

Yine de, bu teknolojilerin hiçbiri, Westworld’ün açılışında gördüğümüz yazıcılar kadar gelişmiş teknolojilere sahip değil.

 

West World’ün gerçek olabileceği bir on yılda mıyız?

Westworld’de gösterilen baskı teknolojilerinin çoğu, halihazırda piyasada varlar ya da akademik çalışmaların sağladığı güçlü temellerle ilerliyorlar. Bu yapımı izleyen herkesin, burada gösterilen teknolojilerin önemli ölçüde rasyonellik taşıdığını bilmesi gerekiyor. Ancak, Westworld’de sunulanların daha iyi bir şekilde anlaşılabilmesi ise önümüzdeki 10–15 yıl içerisinde mümkün olabilecek gibi gözüküyor.

Dijital Tasarım ve Üretimin Merkezi

Teknolojik, kolay, hızlı çözümler sunuyoruz.

MODEL YÜKLEYİN KEŞFEDİN